Çöküş
Kapitalizmin Çöküş Evresinde Proleter Mücadele
Posted on Ekim 29th, 2009 by EnternasyonalBakis
“Ölü kuşakların geleneği, yaşayanların beyinleri üzerine bir kâbusmuşçasına büyük bir ağırlıkla çöker. Ve, onlar kendilerini ve maddi çevrelerini, bir başka biçime dönüştürmekle, tamamıyla yepyeni bir şey yaratmakla uğraşır göründüklerinde bile, özellikle bu devrimci bunalım çağlarında, korku ile geçmişteki ruhları kafalarında canlandırırlar, tarihin yeni sahnesinde o saygıdeğer eğreti kılıkla ve başkasından alınma ağızla ortaya çıkmak üzere, onların adlarını, sloganlarını, kılıklarını alırlar.” (Marx, Louis Bonaparte'ın
18. Brumaire'i)
Kapitalizmin çöküşü (2)
Posted on Ekim 29th, 2009 by EnternasyonalBakis
in
Bu yazı dizisinin ilk kısmında, 20. yüzyılın ilk yarısında, kapitalizmin çöküş evresine girişinin ifadesi olmuş olan dünya savaşlarının, devrimlerin ve küresel ekonomik krizlerin gelişim kalıplarına bakmıştık. Bunlar insanlığa ya daha üstün bir üretim biçimi geliştirmek ya da barbarlık içerisinde çökmek şeklindeki tarihsel ikiliği dayatmışlardır. İnsan uygarlığının karşı karşıya kaldığı krizlerin kökenlerini ve nedenlerini anlamak için ancak tarihin bütün akışını kapsayan bir teori yeterli olabilir. Fakat kapitalizmin çöküş dönemi derinleştikçe, bu döneme damgasını vuran felaketler döngüsünün kaynaklarına dair gerçek bir öngörüde bulunmak ya da herhangi bir genel açıklama sunmak konusunda gittikçe acizleşen resmi tarihçiler arasında genel tarih teorileri artık pek de olumlu karşılanmıyor. Büyük tarihsel perspektifler, sıklıkla karanlıktan ve tiranlıktan modern anayasal devletin sağladığı fevkalade özgürlükler içinde yaşayan yurttaşların dünyasına doğru sürekli ilerleyen bir hikâye şeklindeki tarih fikrini geliştiren aynı dönemin aşırı iyimser İngiliz liberalleri ya da 19. yüzyılın Hegel gibi idealist Alman filozoflarının uzmanlık alanı olarak görmezden geliniyor.
Kapitalizmin Çöküşü
Posted on Temmuz 11th, 2009 by EnternasyonalBakis
in
Devrim bir yüzyıldır gerekli ve mümkündür
Avrupa’daki savaşın korkunç gerçekliğinin daha bir su yüzüne çıktığı 1915 yılında, Rosa Lüksemburg “Sosyal Demokrasi’nin Krizi”ni veya Rosa’nın kitabın altına koyduğu takma isminden gelen ve daha fazla bilinen ismiyle “Junius Kitapçığı”nı yazdı. Kitapçık hapishanede yazıldı ve savaş başlar başlamaz kurulmuş olan Internationale grubu tarafından yasadışı olarak dağıtıldı. Kitapçık, Alman Sosyal Demokrat Partisi (SPD) liderliği siyasetinin acımasız bir eleştirisiydi.